Aykut Öz: Güneşin sustuğu yer /

 Where the sun goes mute

24 Ocak January - 13 Şubat February 2019

“Cehennemin sınırları yoktur, kendine ait bir yeri de yoktur, bulunduğumuz yerdir cehennem ve cehennem neredeyse biz de oradayız. “                                                                                                                        Dr.  Faustus,Chritopher Marlowe

 

Cehennemi yapılan kötülüklerin cezasının çekildiği mistik bir öte dünya, insanüstü bir cezaevi olarak değil de, ben ve dış dünyanın etkileşimiyle oluşan olumsuz haller ve durumlar için kullanmaktayız çoğunlukla. Savaşlar, cinsel istismarlar, yalanlar, dolandırıcılıklar, din istismarları, hayvan istismarları ve bunlara ekleyebileceğimiz daha birçok bize insana özgü kötülük örnekleri yaşamımızı cehenneme çevirmek için yeterlidir aslında. Ama biz tüm bu kötülüklerle yaşamaya öyle alışmışızdır ki, genellikle kısa tepkiler vermek dışında bir edimimiz olmaz. Bizim için gerçek cehennemler küçük öznel hayatlarımızın içindedir. İş, eş, okul, yemek, arkadaş, patron, işçi, memur, ayakkabı, otomobil vs vs, say sayabildiğince. Statü savaşlarından tut da ayağı vuran ayakkabıya kadar bir çok unsur cehennem eder bize hayatı. Bütün bu cehennemlerden uzaklaşmak adına yapay cennetlerde buluruz avuntuyu; AVMler, marketler vs vs, kısacası para harcayıp rahatlayabileceğimiz mekanlardır bunlar. Ve aslında büyük cehennemin sponsorları oluruz, bu düzenin içinde düşe kalka, yuvarlanır gideriz. Dante ve Rodin'in izinde...

 

//

 

Hell hath no limits, nor is circumscrib’d

In one self-place; but where we are is hell,

And where hell is, there must we ever be.

 

Dr.  Faustus,Chritopher Marlowe

 

We mostly use the (word) Hell not for referring to a mystical afterworld or a transhuman prison where we will be punished for our sins and evil deeds, but to express those negative occurrences and bad situations arising from the interactions between the “self” and the world. In fact, wars, sexual assaults, lies, cheating, deceiving, religious abuses, animal abuses and exploitations, and any other evils especially peculiar to us —human beings— are usually sufficient to turn our life into a Hell. However, we are so accustomed to live with all these evils that we do nothing other than giving brief reactions. For us the real hells are withins our little subjective lives: jobs, spouses, partners, schools, eatings, friends, boss, worker, official, shoes, cars etc…  Many things from striving for success and statuses to shoes pinching one’s feet make our lives miserable by turning it into a Hell. We find the consolation in the artificial Paradises in order to avoid from all these Hells: Shopping Malls, supermarkets et. etc., in short these are the spaces where we can feel at ease by spending money. And by this way, we actually become the real sponsors of the big Hell, and we move on by struggling within this order… following the path of Dante and Rodin…

 

 

hakkımızda

üyelik

hizmetler

iletişim

ziyaret

CerBlog

TR I

EN

Ziyaret

İletişim

Yönetim

DAHA FAZLASI