CERSİP

Esra Oskay-Malik

 

dev saksılar, dantel dantel şehir kapıları, başka bir dönemin izlerini, ritimlerini motiflerinde taşıyan şehrin yüzeyleri ... koca bir misafir odasıymış gibi düzülüyor şehir. dışarının ev içine nüfuz ettiği, sınırların bulanıklaştığı yerde  yerleşikliğimize, yerleşme biçimimize dair ipuçları veriyor bu düzen.

"huzur içinde kurulan düşlerin barınağı" olarak evin tedirgin uyanışlara sahne olduğu  bir zamanda, evden rol çalan kentin bu hali hem şehrin hem evin orantılarını bozuyor. orantısızca büyüyor şehir, evler daralarak birbirine ulanıyor.

 

Doreen Massey'in "ait olduğumuz yere ne kadar sahibiz?" sorusunu tekrarlıyorum içimden, aidiyeti ve aidiyetin metaforu evi romantize etmeyi bir kenera bırakarak. kim bu evin sahibi? kim bu misafirhanenin dev gövdesini tutuyor? her mevsimde daha köklenmeden, dikildiği yere tutunmadan, saksısının dışına sarkmadan sökülen süs bitkileri, ömrü bir sezon minyatür ağaçlar bu şehrin sakinlerine dair ne söylüyor?

 

 

Esra Oskay-Malicki

Ziyaret

İletişim

Yönetim

DAHA FAZLASI