sanat cermodern muze museum

Kaydedilmiş Anılar

16.09- 17.10.2014

Tarih, yerini bağdaşık ve boş zamanın değil, ama şimdiki anmanın oluşturduğu bir kurgulamanın nesnesidir.

 

– Walter Benjamin, Tarih Kavramı Üzerine

 

Geçmiş ve Hatırlama

 

Güneydoğu Avrupa’da yakın geçmişi hatırlamak her zaman riskli bir iştir. Savaşlar ve düşmanlıkların ön plana çıktığı geçmiş anlaşmazlıklarla doludur ve mevcut siyasi anlaşmazlıkları duygularla doldurarak bugün de her türlü uzlaşmaya karşı bir engel teşkil etmeye devam etmektedir. Ebeveynler ve büyükanne-büyükbabalar tarafından “sözlü tarih” şeklinde canlı tutularak birçokları için aile travmasına dönüşmektedir. Geçmişle yaşamak zor bir iş olmaya devam eder ve arka planda sık sık tehlikeli bir şekilde köpürür, çünkü anlaşmazlıkların sonuçlarıyla ilgilenilmemiş ve bedende ve ruhta aşılanmış olarak kalmıştır. Üstesinden gelinmeyen anılar diğer tarafın, benzerliklerin ve diğerlerinin de -genellikle gerçek anlamda birinin komşularının- benzer tecrübeler yaşadığı ve aynı şekilde üstesinden gelmesi zor kendi travmatik anılarını bulduğu gerçeğinin görünüşünü çarpıtır.

 

Tarih ve Kültür

 

Ulusal hikâyeler ise kişinin kendi ulusal sınırları ve dış dünyaya ilişkin sınırları içerisindeki birleşmeye duyulan isteği en iyi şekilde temsil eder. “Tarih”i ideolojiler ve özel ilgiler doğrultusunda anlatırlar; “gerçek” yerine ulusal efsaneler yaratırlar; kendini öven ve herhangi bir zamanda akla gelebilen ve kullanılabilen bir ulusal öz görünüş inşa ederler.

 

Tabi ki sanat bozulmaz cennet değildir: her zalim hükümdar kendi istekli portre ressamlarını, saray şairlerini ve bestecilerini bulmuştur. Fakat yine de sanat her zaman mevcut duruma karşı koyma, mevcut durumdan tatmin olmama biçimini almıştır. Bu, kendisi için gereksinim duyduğu ifade özgürlüğünden ve farklı yorumlara genel olarak açık olmasından veya en güçlü şekilde çelişen tutumları bile reddetmek yerine yeni düşünme yolları geliştirmek – hatta sorgulamak- konusunda özel bir elverişliliğinin olmasından kaynaklanabilir.

 

Avrupa. Güneydoğu – Kaydedilen Anılar

 

Goethe Kuruluş’u tarafından başlatılmasının ardından, Goethe Institute yetkilileri ve Güneydoğu Avrupa’nın katılımcı ülkelerindeki diğer küratörler tarafından desteklenen küratör Constanze Wicke, çalışmalarında “anılar” konusunu inceleyen sanatçıları ve bölgenin etkileyici tarihini ve Güneydoğu Avrupa’daki geçmişte yaşanan ve bugünkü anlaşmazlıklara yansımasını sanatının konusu yapanları araştırmaya başlamıştır.

 

Sonuç, görenleri farklı tutum, yaklaşım ve değerlendirmelerle karşılaştıran önemli bir çalışma koleksiyonu (fotoğraflar, videolar ve teçhizatlar) olmuştur. Sergi şimdiye kadar Avrupa’da bu çeşitteki tek sergi olabilir: Ortak bir gösteride, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Yunanistan, Hırvatistan, Makedonya, Moldovya, Romanya, Sırbistan, Türkiye ve Kıbrıs’tan sanatçıların çalışmalarını bir araya getirmiştir. Böylece, ancak bu kadar birbirinden farklı olabilecek hatırlanan anıları ve gelenekleri canlandırmıştır.

 

 

 

 

 

 

hakkımızda

üyelik

hizmetler

iletişim

ziyaret

CerBlog

TR I

EN

Ziyaret

İletişim

Yönetim

DAHA FAZLASI