Etkinlikler

+

Tiyatro: Palto

15 Aralık  2017  20:00

Bilet için:

Nikolai Vasilievich Gogol sadece bir öykü ya da roman yazarı değildi. Bilindiği üzere kendisi dram sanatına da büyük katkılar sağlamıştır. Müfettiş adlı oyunu sadece bir klasik değil, ölümsüz bir eser olmasıyla bilinir. Gogol’ün bu yanı tüm öykülerine ve hatta romanına yansımıştır. Yani öyküler sadece okunabilir değil, dramatik yanları sayesinde oyunlaştırılabilir haldedir. Bu konuda “Bir delinin hatıra defteri.” En iyi örneği teşkil eder. Hemen dünyanın her yerinde, her önemli tiyatrosunun repertuarında kendine yer bulmayı başarmıştır. “Palto” orjinal adıyla “Shinel” adlı öykü ise daha önce Jean Cosmos tarafından oyunlaştırılmıştı. Bu oyunda Gogol de oyunun bir kahramanı olarak ortaya çıkıyordu. Tıpkı “Bir delinin hatıra defteri.” Adlı öyküsü gibi bu oyun da dünyanın bütün önemli tiyatrolarının repertuarında yer buldu.

 

“Palto”; Dünyanın en önemli öykülerinden biri olması dışında, Rus edebiyatının açılış seremonisi olan bu öyküyü her zaman tek kişilik bir oyun olarak, oyunlaştırma ihtiyacı vardır. Nedeni Jean Cosmos’un adaptasyonun dönemi anlatmada yakaladığı başarıyı baş karakter Akaki Akakievich’i anlatmada gösterememesindendir. Akaki Akakievich, tıpkı halefi olan Poprishcin gibi deliliğin sınırlarında ciddi bir gezintiye çıkar ve Poprishcin’in aksine ölüp gitmez. Hortlar! Zavallı, kimsenin görmediği, her fırsatta aşağıladığı bu küçük adam yenilmez bir intikam savaşçısına dönüşür ve tüm düşmanlarını alt edene kadar kente musallat olur. Akaki Akakievich’in hikayesi o kadar özeldir ki; onu kalabalığın içinde gördüğümüz tüm öykü ya da oyun boyunca aslında hep yapayalnızdır. Kalabalığın aydınlatamadığı tek bölgedir.

 

Bu özellikleri dikkate alındığında Akaki karakteri, tek başına bir yolculuğu hak etmektedir. Ben de bu nedenle Akaki’nin kendi öyküsünü anlatmasına yardımcı olmaya karar verdim.

 

Oyun hikaye ile aynı düzlemde hareket etmeyen, öykü ile tarihsel bağı dışında daha çok esinlenme barındırmaktadır. Baş kahraman Akaki bilmediği bir mekanda uyanır. Bu mekan eşyasız ve anlamsızdır. Hiç bir yere benzemektedir. Akaki burada tanımadığı ve bir türlü uyandıramadığı bir adam ile karşılaşır. Bu adamın kim olduğunu sorgulamaya çalışırken, kendinin kim olduğunu bilmediğini de fark eder. Hafızasını yitirmiştir. Tüm hayatını yeniden hatırlamaya çalışır. Bazen olmamış şeylerin peşine takılır ve kaybolur. Sonunda tüm olayları ve başına gelenleri anımsar. Anımsadığı her şey asıl öykünün yani Gogol’ün Palto’sudur. Karşılaştığı insanlar, olaylar ve kendisi hepsi tek tek yerine oturur. Akaki zamanla öldüğünü de anlar. Oyunun başından beri kim olduğunu sorguladığı uyanmayan adamın kendisi yani Akaki Akakievich olduğunu anlar. İntikam için sokağa çıkar.

 

Küçük adam tarih boyunca ezilmiş ve ezilmeye devam edecektir. Hemen her döneme ait bir kişiliktir bu. İlk çağda da vardır. Bugün de bizlerle birlikte yaşamaktadır. Belki günümüzde Amerikan rüyası olarak adlandırılan illüzyon ile küçük adamlar “her an” önemli birilerine dönüşecekleri yalanları ile kandırılmaktadır ama bu da yine küçük adam için uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir. Küçük insanlara hayallerinde olmak istedikleri adamların neler alıp, neler yedikleri anlatılmakta ve onlar gibi olabilmeleri için gösterilen ürünleri almaları tavsiye edilir. İşin gerçeği; günümüzde hepimiz birer Akaki’ye dönüşmüş durumdayız. Hem siyasi, hem maddi hem de sosyal anlamda küçük insanlarız. O nedenle hepimizin yerine bırakalım Akaki intikamını alsın!

hakkımızda

üyelik

hizmetler

iletişim

ziyaret

CerBlog

TR I

EN

Ziyaret

İletişim

Yönetim

DAHA FAZLASI